Suriye Türkmenleri veya Suriye Türkleri, 10. ve 11. yüzyıllardaki Selçuklu akınlarıyla Suriye bölgesine yerleşen ve köklü bir geçmişe sahip olan Türk azınlıktır. Çeşitli tahminlere göre bölgedeki nüfusları 800.000 ile 3.500.000 arasında değişmektedir. Suriye’nin kuzeybatısında, Lazkiye ilinin kuzeyinde yer alan ve Hatay’ın Yayladağı ilçesine sınır komşusu olan Bayırbucak bölgesi, Suriye Türkmenlerinin ana vatanı olarak kabul edilir…
Kadim Şehir Halep Geri Dönüyor: Nüfus, Ticaret ve Kültürde İyileşme Seferberliği
Yıllar süren yıkıcı iç savaş (2012-2016) ve 2023 depreminin ardından Suriye’nin ikinci büyük şehri olan Halep, kapsamlı yeniden inşa çalışmaları ve sakinlerinin şehre geri dönüşüyle yeniden hayata tutunuyor. Dünya Bankası raporlarına göre savaşın Halep vilayeti genelinde yol açtığı hasarın maliyeti 31 milyar doları bulurken, savaş öncesi 3 milyon olan şehir nüfusu bir dönem 900.000’e kadar…
Ata Yadigarı Esaretten Kurtuldu: Caber Kalesi ve Tabka’da Türk Mührü!
Suriye iç savaşının gidişatını belirleyen en kritik stratejik noktalardan biri olan Tabka (el-Sevra) ve ülkenin en büyük su rezervi konumundaki Tabka Barajı, Şubat 2026 itibarıyla tamamen el değiştirdi. Yaklaşık dokuz yıldır SDG/YPG-PKK kontrolünde bulunan bölge, yürütülen askeri operasyonlar ve 30 Ocak 2026 mutabakatı çerçevesinde çatışmasız biçimde devralındı. Ocak ayının son haftasında hız kazanan askeri hareketlilik,…
Rakka: Eski Bir “Başkent”in Sessizliği
Deyrizor’dan çıktıktan sonra yönümü kuzeye çevirdim. Fırat’ın kıyısını takip ederek Rakka’ya doğru ilerledim. SDG/YPG-PKK güçlerinin çekilmesinden yalnızca 15 gün sonra şehre giriş yapıyordum. Deyrizor’a kıyasla ilk izlenimim şuydu:Hasar daha az.Hayat daha canlı. Ama insanlar daha mesafeli. Daha soğuk. Daha temkinli. Suriye’de şehir şehir dolaştıkça şunu fark ediyorsunuz:Her bölge başka bir ülke gibi. Rakka da o…
Bir Ülkenin Yeniden İnşası: BM Kurumları Suriye’yi Ayağa Kaldırabilir mi?
Suriye’de şehir şehir dolaşırken yıkımı görmek zor değil. Yıkılmış binalar, çökmüş altyapı, elektriksiz mahalleler, susuz evler… Ama yıkımın ortasında dikkatimi çeken başka bir görüntü vardı: UNDP yazılı üniformalar giymiş onlarca genç, grup halinde sokaklardaki molozları temizliyordu. Küreklerle, el arabalarıyla, bazen sadece çıplak elleriyle. Bir yerden başlamak gerekiyordu.Ve onlar enkazdan başlıyordu. United Nations ve Suriye Dosyası…
Deyrizor: Petrolün Gölgesinde Bir Şehir
Palmira’nın sütunlarından ayrıldıktan sonra rotamı doğuya, Fırat’a doğru çevirdim. Çölde tarihin yasını tutan bir şehirden, savaşın en sert yüzünü taşıyan bir başka şehre gidiyordum: Deyrizor. Suriye’nin petrol kalbi.Ama aynı zamanda en ağır yarayı alan kentlerinden biri. SDG/YPG-PKK kontrolünden kurtulalı yalnızca 15 gün olmuştu. “Oraya mı gidiyorsun?” sorusunu alıyordum dediğim herkesten ve herkesin yüzünde aynı tedirgin…
Palmira’nın Ebedi Muhafızı: Halid Esad
Bazı insanlar bir şehri sever.Bazıları bir şehirde yaşar.Ama çok azı bir şehre ömrünü adar. Halid el-Esad, işte o az insanlardan biriydi. 1 Ocak 1934’te Palmira’da doğdu. Çölün ortasında yükselen o antik sütunlar onun için yalnızca taş değildi; çocukluğunun manzarası, kimliğinin parçası, hafızasının temeliydi. Şam Üniversitesi’nde tarih eğitimi aldı, Palmira Aramicesi üzerinde uzmanlaştı ve 1963’te memleketine…
Palmira Antik Kenti: Çölün Ortasında Bir Medeniyetin Yıkımı
Suriye çölünün kalbinde yükselen Palmira Antik Kenti, yalnızca bir arkeolojik alan değil; insanlık tarihinin kültürel hafızasının en görkemli sayfalarından biriydi. 1980 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınan bu kadim şehir, Milattan Sonra 1. ve 2. yüzyıllarda Roma İmparatorluğu ile Pers dünyası arasında bir ticaret, kültür ve inanç köprüsüydü. Bugün ise, geçtiğimiz hafta bizzat yerinde gözlemlediğim…
Gülümseyen Namlular ve Temiz Kaldırımlar: Şam’ın Yeni Kimlik Savaşı
Savaşın yorgun düşürdüğü bir şehirde, binlerce hayati eksik varken belediye işçilerinin anayol kenarlarındaki peyzaj düzenlemeleriyle uğraşması ilk bakışta absürt görünebilir. Ancak Şam’da bugünlerde tanık olduğum manzara, bu küçük dokunuşların aslında devasa bir kimlik inşasının yapı taşları olduğunu gösteriyor. Şehir, o eski, kaotik ve “Ortadoğulu” Suriye imajından kurtulup; daha modern, daha düzenli ve “yönetilebilir” bir çehreye…
Yeni Bir Afganistan mı? Şara’nın Suriyesi’nde Hilafet Gölgesi
Suriye’nin yeni döneminde göklere çekilen üç kırmızı yıldızlı bağımsızlık bayrağının hemen yanında, son günlerde sessiz ama baskın bir başka sembol belirmeye başladı: Beyaz arka plan üzerine siyah hatla işlenmiş Kelime-i Tevhid bayrağı. Şehrin ana meydanlarından cephe hatlarına, İdlib’in en yüksek noktalarından Şam’ın merkezi bölgelerine kadar bu beyaz sancak, adeta yeni düzenin “manevi” muhafızı olarak konumlandırılıyor….
14 Yıllık Sessizliğin Ardından: Şam Kitap Fuarı ve Bir Şehrin Kültürel Uyanışı
Şam’ın o meşhur, tozlu ve yorgun sokaklarında yıllardır yankılanan barut sesleri ve metalik gürültüler, bu kez yerini beklenmedik bir tınıya bıraktı: Matbaa mürekkebinin o kendine has kokusu ve binlerce sayfanın aynı anda çevrilmesinden doğan o huzurlu hışırtı. Bu sadece bir kültürel bir etkinliği değil, bir halkın toplu hafızasını ve yıllar sonra ilk kez “biz” diyerek…
Üç Yıldızın Altında Kabuk Değiştiren Suriye: Bir Sadakat ve Gizlenme Sığınağı
Suriye topraklarında bugünlerde atılan her adımda, bakışlarınızın o üç kırmızı yıldızlı bağımsızlık bayrağına çarpmaması neredeyse imkansız. Şehirlerarası yollarda ilerlerken, on dakikadan fazla bir süreyi bu bayrağı görmeden geçirmeniz artık mümkün değil; çünkü bu bayrak, sadece bir devlet sembolü olmaktan çıkıp yeni dönemin en temel “varoluş” kanıtına dönüştü. Arabaların dikiz aynalarından dükkanların vitrinlerine, evlerin balkonlarından en…
Duvardan Silinen İki Yıldız: Suriye’de Görsel Hafızanın Dönüşümü
Şam sokaklarında yürürken, şehrin sadece yönetiminin değil, renklerinin ve sembollerinin de nasıl bir “temizlik” sürecinden geçtiğine şahitlik ediyorsunuz. On yıllar boyunca Esad rejiminin ve Baas Partisi’nin mutlak egemenliğini simgeleyen kırmızı-beyaz-siyah zemin üzerindeki iki yeşil yıldız, bir bayraktan çok daha fazlasıydı. Bu bayrak, dükkan kepenklerinden duvarlara, okul sıralarından resmi binalara kadar her yere adeta bir mühür…
Şam’ın Mağrur Şahidi: Zulmün Zirvesinden Halkın Kucağına Kasyun
Şam’a hangi yönden yaklaşırsanız yaklaşın, sizi ilk karşılayan ve şehri bir zırh gibi kuşatan Kasyun Dağı olur. Binlerce yıldır bu toprakların üzerinden geçen her medeniyete, her savaşa ve her feryada tanıklık eden bu dağ, adeta Şam’ın kaderinin yazıldığı bir levhadır. Tarihin tozlu sayfalarına göre Kasyun, insanlık tarihinin ilk günahına, Habil ile Kabil’in o trajik kavgasına…
El-Yermuk: Yıkıntıların Arasında Kalan Son Kale “İnsanlık”
El-Yermuk’ta yürürken insanın gözü bir süre sonra yıkıntılara alışıyor.Çökmüş binalar, yanmış duvarlar, boş pencereler… Hepsi bir arka plan gürültüsüne dönüşüyor. Ama bazı sesler var, durduruyor. Etrafımın tamamen yıkıntılarla çevrelenmiş olduğu bir sokaktayım. Bir binanın en üst katından gelen bir ses durdurdu beni. Burada bir ses duyabileceğimi hiç beklemiyordum çünkü en ufak şekilde, insan yaşamına uygun…
ŞAM EL-YERMUK FİLİSTİN MÜLTECİ KAMPI
Şam’ın merkezinden sadece 8 kilometre güneyde yer alan El-Yermuk, teknik olarak bir “mülteci kampı” olarak tanımlansa da, 2011 öncesindeki yapısıyla aslında Filistin diasporasının dünya üzerindeki en büyük ve en canlı yerleşim merkezlerinden biriydi. 2,11 kilometrekarelik bir alana yayılan bu bölge, sadece bir barınma alanı değil, Filistin kimliğinin, siyasetinin ve kültürünün sürgündeki kalesiydi. Kuruluş ve Gelişim:…
BARİYERLER ARDINDAKİ İKTİDAR: MUAVİYE’NİN ŞAM’DAKİ MEZARI ÜZERİNE
Bir zamanlar Şam’ın mutlak hâkimi olan Muaviye bin Ebu Süfyan, bugün aynı şehirde, Babü’s-Sağîr Mezarlığı’nda demir parmaklıkların ardında yatıyor. Mezarının etrafı bariyerlerle çevrili. Kapısı kilitli. Hatta iki kez kilitli. Ziyaret edilmesin diye değil; zarar görmesin diye. Çünkü geçmişte, zaman zaman Şii inancına sahip gruplar mezarın başına gelip saldırı girişimlerinde bulunuyorlar. Bu saldırılar, üzerinden onlarca asır…
RAYLARIN SESSİZLİĞİ: ŞAM HİCAZ TREN İSTASYONU
Şam’ın merkezinde, Merce Meydanı’na birkaç adım mesafede yer alan Şam Hicaz Tren İstasyonu, uzun yıllar boyunca kapalı kaldı. Savaş, ihmal ve politik kopuşlar bu binayı yalnızca bir istasyon olmaktan çıkarıp sessiz bir hatıraya dönüştürdü. 2024 Aralık devriminden sonra başlatılan yeni süreçle birlikte, istasyon 2026 itibarıyla restorasyon çalışmaları kapsamında yeniden açıldı. Kapılar açıldığında içeri giren ilk…
SÜRGÜNDE ÖLEN BİR PADİŞAH: VAHDETTİN’İN ŞAM’DAKİ MEZARI
Osmanlı tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri olan VI. Mehmed, yalnızca bir imparatorluğun son padişahı olarak değil; aynı zamanda sürgünde ölüp vatanına kabul edilmeyen bir hükümdar olarak da hatırlanıyor. Onun hikâyesi, İstanbul’dan başlayan ve İtalya’da son bulan bir hayatın, nihayetinde Şam’da toprağa verilmesiyle tamamlandı. Vahdettin, 16 Mayıs 1926’da İtalya’nın San Remo kentinde hayatını kaybetti. Ancak ölümü,…
Şam’daki İlk Türk Hava Şehitleri ve Havacılığa İlk Adım
İstanbul–Kahire Seferi (1914) Balkan Savaşları’nın ardından Osmanlı Devleti yalnızca toprak kaybetmemişti; itibarını, özgüvenini ve çağın gerisinde kalmadığını dünyaya gösterme iddiasını da yeniden inşa etmek zorundaydı. İşte bu atmosferde, gökyüzü bir vitrin olarak seçildi. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Osmanlı havacılığının gücünü gösterecek iddialı bir adım attı: İstanbul’dan Kahire’ye uzanacak bir hava seferi. Bu yalnızca bir uçuş…
Şam’a Varınca
Türkiye’den kısa bir yolculuktan sonra bugünlerde oldukça yoğun hava trafiği yaşanmaya başlanan Şam Havalimanı’na indim.Altyapı ve işletme eksikliği de olsa havalimanı eldeki imkanlarla çalışmayı sürdürüyor.Gerek apron araçları gerek güvenlik sistemleri oldukça hantal ve eksik. Uçaktan terminal binasına götüren tek otobüsün bizi almasını bekledikten sonra terminal binasına giriş yapıyoruz.İlk iş tabii ki de vizemi almak için…
Şam’da Yeni Bir Sayfa: Esad Sonrası Suriye’nin Kırılgan Umudu ve Kaosun Anatomisi
Şam’da Yeni Bir Sayfa: Esad Sonrası Suriye’nin Kırılgan Umudu ve Kaosun Anatomisi Tarih 8 Aralık 2024’ü gösterdiğinde, Orta Doğu’nun modern tarihindeki en uzun soluklu diktatörlüklerinden biri, beklenmedik bir hızla son buldu. Beşar Esad’ın Şam’dan kaçarak Moskova’ya sığınması, yaklaşık 14 yıl süren kanlı bir iç savaşın “resmi” sonu olarak kayıtlara geçti. Ancak, Baas rejiminin çöküşü bir…





















